Bireysel İnternet Hesaplama Aracı İletişim Formu Hemen Başvur
çocuklara bes kampanyası 2021

Yoga Öğretisiyle Günlük Hayatta Yeniden Bağ Kurmak

  • Gün içinde düzenli olarak hareket ediyor, çalışıyor ve konuşuyoruz ancak bedenimizle aktif bir temas kurmayı çoğu zaman unutabiliyoruz. Yorulduğumuzu sadece durduğumuzda fark ediyor ve nefesimizin hızlandığını ise stres anlarında hissediyoruz. Modern yaşamın bu ufak ama yaygın belirtileri, bedenimizle kopan bağımıza ışık tutuyor. Bu noktada Dünya Yoga Günü bize basit ama güçlü bir şeyi hatırlatıyor: Yoga mat üzerinde yapılan bir pratikten öte; hayatın içinde daha bilinçli, dengeli ve bedenle temas halinde olmayı öğreten bir yaklaşım. Peki, bu öğretiden ilham alarak bedenimizle yeniden bağ kurmak için neler yapabiliriz?
  •  

Bedenimizden neden kopuyoruz?

  1. Modern dünyada bedenimizden kopmamızın arkasında kronik stres, dijital yük, yoğun tempo ve performans odaklılık gibi dinamikler bulunabiliyor. Her gün çeşitli uyaranlara maruz kalmamız, zihnimizi ön plana çıkarırken bedenimizi arka plana itebiliyor. Ardı arkası kesilmeyen e-postalar, sosyal medya bildirimleri ve birçok maddeyle dolu yapılacaklar listemiz dikkatimizi parçalara ayırabiliyor. Bu durum yüzünden bedenimiz yalnızca her işe yetişmeye çalışan bir araç haline gelebiliyor. 
  • Yoga öğretisi ise bedenin bir araç değil, bağ kurduğumuz ve deneyimi hissettiğimiz bir alan olduğunu hatırlatıyor. Bedeni dinlemek, sınırları fark etmek ve onunla temas kurmak bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.
  •  
  • Modern yaşam dinamiklerinin bedenimiz üzerindeki etkisi, doğrudan otonom sinir sistemiyle ilişkili. Sinir sistemimiz sempatik ve parasempatik olmak üzere temelde iki modda çalışıyor; sempatik sinir sistemi “savaş ya da kaç” tepkisini etkinleştirmeye ve hızlanmaya yardımcı olurken parasempatik sinir sistemi stresli anlardan sonra vücudu rahatlatıyor ve yavaşlamayı sağlıyor. Modern uyaranlar, pek çoğumuzu sürekli hazır olma modunda tutarak parasempatik sistemin devreye girmesini engelleyebiliyor. Kısacası, modern yaşama uyum sağlarken bedenimiz dinlenme, onarma ve dengelenme kapasitesini kullanmakta zorluk çekebiliyor. 
  •  

Bedenimizle yeniden bağ kurmak sandığımızdan daha basit

  1.  
  2. Bedenimizden kopuyor oluşumuz bizleri korkutmamalı çünkü yeniden bağ kurmak için büyük değişimlere imza atmamız gerekmiyor. Yoga öğretisi, bedenimize dönmemiz için yeni bir şey eklemek yerine var olanın farkına varmamızı öneriyor.
  • Bu farkındalığı sinir sistemimizi dengeleyerek, nefesimizi algılayarak, hareketlerimizi gerçekten hissederek ve bedenimizin gönderdiği sinyalleri duyarak besleyebiliriz. Bu yaklaşım, çoğu zaman fark etmeden içinde akıp gittiğimiz otomatik pilot halinden çıkmamıza da yardımcı olabilir.
  •  

Sinir sistemini dengelemek

  1. Gün içinde hızlandıktan sonra yavaşlayamadığımızda sinir sistemimiz dengede kalamıyor. Bilim insanları, kalp atış hızı değişkenliğini (HRV) bu dengenin bir göstergesi olarak ele alıyor. HRV, iki kalp atışı arasındaki zaman değişkenliğini ölçen bir gösterge. Yüksek HRV, otonom sinir sisteminin daha dengeli çalıştığına işaret ederken düşük HRV kronik stresle ilişkilendirilebiliyor. 
  • Araştırmalar, HRV’yi yükseltmek yani sinir sistemimizi dengelemek için mikro farkındalık anlarının önemini vurguluyor. Gün içinde birkaç kez durup kısa farkındalıklar yakalamayı deneyerek sinir sistemimize güvende olduğumuza dair mesaj iletebiliriz. Bu küçük anlar, sinir sistemimizin parasempatik tarafını daha kolay aktive edebilir ve bedenimizi doğal dengesine yaklaştırabilir. 
  •  

Nefesi bir araç olarak kullanmak

  1.  
  2.  
  3. Nefesimiz, sinir sistemimize doğrudan erişmemizi sağlayan en güçlü araçlardan biri. Yoga öğretisinde pranayama olarak adlandırılan nefes çalışmaları, zihni sakinleştirmek ve bedeni dengelemek için kullanılır.
  • Yavaş ve kontrollü nefeslerle parasempatik sistemimizi aktive ederek stres seviyemizi düşürebiliriz. Araştırmalar, yavaş nefes tekniklerinin otonom sinir sistemi üzerinde etkili olarak HRV’yi artırdığını ve bedene denge kazandırdığını gösteriyor. Stresli hissettiğimiz anlarda 4 saniye burnumuzdan nefes alıp 6 saniyede verebiliriz. Bu tekniği arka arkaya birkaç kere tekrar ederek bedenimizi ve zihnimizi yavaşlatabiliriz. 
  •  

Hareketi deneyim olarak görmek

  1. Neredeyse hepimiz daha hızlı, güçlü ve fit olmak istiyoruz ancak yoga öğretisi hareketin tamamen performansla ilişkili olmadığını söylüyor. Bu öğretiye göre, hareketin temel amacı bedeni hissetmek. Hareketi bir deneyim olarak görerek odağımızı dış görünüşten içsel hissiyata yönlendirebiliriz. Bu yönelim, bedenimizle kurduğumuz bağlantıyı etkili bir şekilde güçlendirebilir. 
  • Her gün yürürken adımlarımızın farkına varabiliriz, esnerken hangi kaslarımızın çalıştığını algılayabiliriz ve sergilediğimiz pozisyonların nasıl göründüğünden ziyade nasıl hissettirdiğine yoğunlaşabiliriz. Bu basit ama derin yaklaşım, fiziksel aktiviteyi bir farkındalık pratiğine dönüştürebilir. 
  •  

Beden sinyallerine kulak vermek

  1. Bedenimiz sürekli açlık, yorgunluk, huzursuzluk ve gerginlik gibi sinyaller gönderiyor fakat çoğu zaman bu sinyallerin farkına geç varıyoruz. İnterosepsiyon olarak adlandırılan bu farkındalık sayesinde, bedensel sinyalleri vaktinde fark ederek stresle başa çıkabiliriz ve psikolojik açıdan iyi oluş halimizi destekleyebiliriz.
  • Yoga ve yürüyüş meditasyonu gibi beden-zihin pratikleriyle interoseptif farkındalığımızı geliştirebiliriz. Araştırmalar, mindfulness temelli uygulamaların başta beynin kıvrımları arasındaki gizli bölge insula olmak üzere interoseptif beyin ağlarını güçlendirdiğini gösteriyor. Bu pratikler, rahatlatıcı bir etki yaratırken beden algısını yöneten sinirsel sistemleri de aktif olarak eğitebiliyor. Beden-zihin pratiklerine ek olarak, “Ne hissediyorum?” sorusunu zihnimizden çok bedenimize yönelterek bedensel sinyalleri daha net ve erken duyabiliriz.
  •  
  • Yukarıdaki pratikler, yoga öğretisinin de hatırlattığı gibi, bedenimizle yeniden bağ kurmak için büyük bir dönüşüme ihtiyacımız olmadığını gösteriyor. Günlük rutinin içine eklenen küçük farkındalık anları; nefesimizi, hareketlerimizi ve bedenimizin verdiği sinyalleri daha net duymamıza yardımcı olabilir. Bu süreci desteklemek isteyenler, Garanti BBVA Emeklilik Mobil’e giriş yaparak Sağlıklı Yaşa adımından YogaŞala’da %20’ye varan indirim fırsatından yararlanabilir. Bazen bedenimize geri dönmek için ihtiyacımız olan şey, yalnızca birkaç dakikalık bilinçli bir duraklama olabilir.
  •  
  • Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis ve tedavinin yerini almaz veya olması amaçlanmamıştır. Bir sağlık sorununuz varsa veya böyle bir sorununuz olduğundan şüpheleniyorsanız, mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir. 
  •  
  • Bu yazı Live To Bloom katkılarıyla hazırlanmıştır.