Bireysel İnternet Hesaplama Aracı İletişim Formu Hemen Başvur

Fon Koçu Değişiklik Gerekçesi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından, İran’ın piyasa beklentilerinin aksine yalnızca doğrudan askeri karşılık vermekle kalmayıp Körfez ülkelerindeki enerji tesislerini hedef alması ve Hürmüz Boğazı’nı kapatarak izinsiz geçiş yapmak isteyen gemilere müdahalede bulunması, enerji piyasalarında sert bir şok etkisi yaratmıştır. Bu gelişmelerle birlikte petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, artan arz güvenliği endişeleri küresel piyasalarda risk algısının belirgin şekilde bozulmasına neden olmuştur. Sürecin ilk aşamasında ABD Doları güç kazanırken, kıymetli madenler, emtia grubu ve hisse senedi piyasalarında genel bir satış baskısı öne çıkmıştır. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrole yüksek derecede bağımlı olan Asya ekonomileri ile doğal gaz ve LNG fiyatlarındaki oynaklığa daha duyarlı Avrupa ülkeleri, bu şoktan en fazla etkilenen bölgeler olmuştur. Son dönemde ise Pakistan’ın arabuluculuğuyla ABD ile İran arasında önce ateşkes konusunda uzlaşı sağlanması, ardından tarafların İslamabad’da müzakere masasına oturma yönünde irade göstermesi, piyasalarda en kötü senaryonun geride kalmış olabileceği yönündeki iyimserliği desteklemektedir. İlk tur görüşmeler her ne kadar olumsuz olsa da tarafların gerilimi tırmandıracak aksiyonlardan kaçınması, ikinci tur görüşmeler için yeniden tarih belirlenmesi piyasalara olumlu olarak yansımaktadır. Haber akışı şu an için pozitif yönde olsa da volatilite devam etmektedir. Bu çerçevede hisse senedi piyasalarında teknoloji sektörü öncülüğünde yeniden toparlanma eğilimi gözlenirken, DXY endeksindeki zayıflamanın sürmesiyle birlikte gelişmekte olan ülke varlıkları ve kıymetli madenlerde de yeniden olumlu bir fiyatlama sürecinin başlaması beklenmektedir. Altın yeniden 4.800$ seviyesine yükselmiştir. Yurtiçinde ise bu dönemde hisse senedi piyasası görece daha yatay bir performans sergilerken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın nisan ayında faiz artırabileceği beklentisi tahvil piyasasında belirgin baskı yaratmıştı. Ancak ateşkes görüşmeleriyle birlikte küresel risk algısındaki toparlanmanın etkisiyle, TCMB’ye yönelik ilave sıkılaşma beklentilerinin de hızlı biçimde gerilemeye başladığı görülmektedir. Yaşanan oynaklık sonrası CDS ise 320 seviyelerine kadar yükseldikten sonra yeniden 230 seviyesinin altını test etmektedir.

Faizli Dağılım;

Gelişmeler doğrultusunda; jeopolitik haber akışının devam etmesinden kaynaklı olarak sadece A Grubunda; ABD ve Yerel hisse senetlerine yatırım yapan GHH – Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Fonu ve GHO – Üçüncü Değişken Fon payları artırılmıştır. Portföyün riskini dengelemek açısından GHA – Altın Katılım Fonu payları azaltılmıştır. Fonlama ise GEL – Para Piyasası Fonundan sağlanmıştır. Diğer öneri gruplarında 02.04.2026 tarihli dağılım önerilerimizi korumaya devam ediyoruz.

Faizsiz Dağılım;

Faizsiz tarafta değişime gidilmeyerek 02.04.2026 tarihli dağılım önerilerimizi korumaya devam ediyoruz.